Önceki aylarda yazmış olduğum "Derviş Baba Bul Beni!" adlı yazıda geçen Yıldırım lakaplı Lütfü Abi'yi kaybetmenin hüznüyle başladım güne, bu saatte bunları yazmam ilginç ama yazasım geldi. Lütfü Abi çok güçlü bir adamdı, babacan bir yapıya sahipti. İnsanların günlük heves ve bencilliklerine yenilip onun bu güzel yönlerine kullandılar, bir köşeye attılar. Derviş Baba onu tutup kaldırdı, tedavi olmasına ön ayak oldu. Beni de bu iyiliğe ortak etti sağolsun.
Yıldırım Amir geçtiğimiz yaz ince temasları ile bana çok katkı sağladı zor durumlarımda, Derviş Baba onu tekrar topluma kazandırdı. Bu sefer topluma hizmet ettiği mesleğin biraz zıt kolu olan sağlık sektörüne girdi. Orada da başarı sağladı. Onu gördüğüm ilk günlerdeki gözündeki buğu gitmiş, hayatı iyice öğrenmiş. En son aldığım duyumlarda hayatında biri vardı, tekrar birini sevebilmişti. Mutluydu. . .
Yıldırım Amir, Derviş Baba'yı tanımadan önce emekli olup yıllarca hiç bir şey yapmadan alkol alıp, intikam planları kurmuştu. Planlar güzelce incelendi, hatalar söylendi, planlar iptal oldu fakat o sıralar aldığı alkol onu içten içe bitirmiş karaciğere bağlı siroza yol açmıştı.
Yıldırım Amir güçsüz gözükmeyi sevmediğinden, kendini toplamadan önce yıllarca evinden çok nadir çıkmış bir insandı. Hastalığını öğrendiğinde tedavi olmayı reddetti, sağlık sektörünün göbeğinde olmasına rağmen bunu bile bile yaşadı. En son gördüğümde ona siroz diyemezdiniz gerçekten çakı gibi bir Abi'ydi. Fakat son 20 gündür şiddetli kan kusmaları ona yolun neresinde olduğunu göstermiş olacak ki. Sır adı verilen tüm dosyalarını imha etmiş ve işi gücü bırakıp yatağında gidişini beklemiş.
Derviş Baba, ben ve Yıldırım Amir ile bir sohbetimizde, yanlış hatırlamıyorsam son görüşmelerimiz olabilir. Yıldırım Amir şunları söylemişti; Baba sen bana öyle bir tohum ektin ki, ben bugün her şeyimi kaybetsem, herkesi kaybetsem; yarın nasıl kalkacağımın, nasıl tekrar kazanacağımın, nasıl tekrar mutlu olacağımın planlarını yaparım. Sen bana bundan önce yaşadığım 50 yıllık tecrübenin üstüne 50 yıl daha ekledin. Baba büyüksün deyip, bizim için küçük onun için fazla bile olan bir tebessüm ile masadan kalktı. O gün anlamıştım ki Yıldırım Amir'in artık bu hayatta dize getiremeyeceği hiç bir şey yoktu, olamazdı.
Bu ülkeye ettiğin hizmetlerin hesabı, kitabı tutulamaz. İnsanlığına ve mangal yüreğine elvada. Ruhun şad olsun.
Yıldırım Amir geçtiğimiz yaz ince temasları ile bana çok katkı sağladı zor durumlarımda, Derviş Baba onu tekrar topluma kazandırdı. Bu sefer topluma hizmet ettiği mesleğin biraz zıt kolu olan sağlık sektörüne girdi. Orada da başarı sağladı. Onu gördüğüm ilk günlerdeki gözündeki buğu gitmiş, hayatı iyice öğrenmiş. En son aldığım duyumlarda hayatında biri vardı, tekrar birini sevebilmişti. Mutluydu. . .
Yıldırım Amir, Derviş Baba'yı tanımadan önce emekli olup yıllarca hiç bir şey yapmadan alkol alıp, intikam planları kurmuştu. Planlar güzelce incelendi, hatalar söylendi, planlar iptal oldu fakat o sıralar aldığı alkol onu içten içe bitirmiş karaciğere bağlı siroza yol açmıştı.
Yıldırım Amir güçsüz gözükmeyi sevmediğinden, kendini toplamadan önce yıllarca evinden çok nadir çıkmış bir insandı. Hastalığını öğrendiğinde tedavi olmayı reddetti, sağlık sektörünün göbeğinde olmasına rağmen bunu bile bile yaşadı. En son gördüğümde ona siroz diyemezdiniz gerçekten çakı gibi bir Abi'ydi. Fakat son 20 gündür şiddetli kan kusmaları ona yolun neresinde olduğunu göstermiş olacak ki. Sır adı verilen tüm dosyalarını imha etmiş ve işi gücü bırakıp yatağında gidişini beklemiş.
Derviş Baba, ben ve Yıldırım Amir ile bir sohbetimizde, yanlış hatırlamıyorsam son görüşmelerimiz olabilir. Yıldırım Amir şunları söylemişti; Baba sen bana öyle bir tohum ektin ki, ben bugün her şeyimi kaybetsem, herkesi kaybetsem; yarın nasıl kalkacağımın, nasıl tekrar kazanacağımın, nasıl tekrar mutlu olacağımın planlarını yaparım. Sen bana bundan önce yaşadığım 50 yıllık tecrübenin üstüne 50 yıl daha ekledin. Baba büyüksün deyip, bizim için küçük onun için fazla bile olan bir tebessüm ile masadan kalktı. O gün anlamıştım ki Yıldırım Amir'in artık bu hayatta dize getiremeyeceği hiç bir şey yoktu, olamazdı.
![]() |
| Yıldırım Amir'in ofisinden küçük bir köşe |
Bu ülkeye ettiğin hizmetlerin hesabı, kitabı tutulamaz. İnsanlığına ve mangal yüreğine elvada. Ruhun şad olsun.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder