9 Ekim 2013 Çarşamba

Demokratikleşme Paketinin İki Gündem Maddesi

  Bildiğiniz, gördüğünüz, okuduğunuz gibi ha açıklandı ha açıklanacak denilen Demoktatikleşme Paketi açıklandı. Ülkede yankı uyandırdığı net ve kesin. Ben sadece iki tanesinden kendimce fikirlerimi sunacağım ve bunları kendimce doğru bulduğumu itiraf etmeliyim.

1-Kamuda Başörtüsü Yasağı Kalktı( Kılık kıyafet Yönetmeliği )
   Bu yönetmelik açıkça en çok kapalı diye tabir ettiğimiz başörtülü kardeşlerimizi etkiliyordu bunun kalkmasıya artık özgür şekilde çalişabilecek. Tabi bu uygulanırken bu madde başörtülülere özgür ise pirsing kullanan dövme yaptıran insanlara da özgür olmalı ve hayıflanmamalıdır o uygulanırsa demokratikleşme paketinin bu maddesi tam anlamıyla başarılı olur.
   Bir çok başörtülü kardeşimiz üniversite'ye adım atarken seçeceği bölüm kaygısından kurtulduğunu düşünüyorum, hele ki kamuya hizmet bölümleri seçerlerken büyük kaygı ve endişe duyuyorlardı. Devlette çalışamam anca bazı özel kurumlarda çalışırım düşüncesi kalktı artık ve bu gerçekten saygı duyulacak bir yeniliktir.
   Paketin getirdiği bu yeniliği tabiki cahil ve düşünmeyen insanlar kullanarak, yine aynı komik cümlelerini kurmaya başladı. "Yok şeriat geliyor, Lâiklik elden gitti "gibi benim düşüncelerimden bile saçma düşünceler üretip zırvalıyorlar. BİR: şeriat geliyor diyenler şeriat kavramını veya teriminin ne olduğunu ne anlama geldiğini ve bu ülkeye getirilme veya bu çağda uygulanma imkânsızlığının farkındalar mı ??? Zaten mevcut hükümetin 2001'den beri aklına böyle bir şeyin geldiğini düşünmek çok komiktir.İKİ lâiklikden bahseden kendini cumhuriyetçi olarak tanımlayan insanlar bunlardan daha önemli olan devletçilik, milliyetçilik ilken nerede senin de ülkeni devamlı Dünya'ya mahcup ezik olarak göstermeye çalışıyorsun. Kendini Atatürkçü veya cumhuriyretçi gibi salak saçma ve ortada olmayan akımlara sokan insanlar Atatürk'e antipatiklik sağlama görevinde gibiler sanki. Fakat bu ülke kendisine bir gram bile olsa hizmet edeni şerefle yad eder ki Atatürk bu ülkenin kurucu lideridir. Kalpte yeri başkadır Paşa'nın.

2-Öğrenci Andı
  Ben 20 yaşındayım ki 13 sene önce ben bunu 8 yıl her okul günü okudum ve ayda yılda bir ciddiyetle okudum, bu benim terbiyesizliğim dürüst olmak gerekirse. Fakat o yaşta herhangi bir konuda sağlam bilgiye sahip olma yetisi olmayan çocuklara bunu okutmak and içtirmek bencede çok saçmadır ki içinde Türklük, Atatürk gibi ciddi terimleri basitleştiren ve barındıran bu ant bu yemin öğrenciler tarafından milyon hatta abartırsak milyar kere dalgaya alındı.
   Kaldırılması gayet normal ve mantıklıdır. Bir aile veya bir okul bu yemini bu andı ettirerek Türk yapamaz çocuğunu, öğrencisini; Türk olmasını istiyorsa tarihini töresini anlatır. Bu anlatımın da mantıklısı çocuğun kabiliyet yetisi olduğu zamandır. 7 yaşında veya 10 yaşındaki çocuk neyi ciddiye alabilir ki. Kendimden biliyorum.
  Bu and gerçekten güzel yazılmış şahane bir eserdir. Bence andımız her dönem sonu günleri ve başlangıç günlerinde okunsa farklı bir atmosfer ve istek yaratabilir. Tabi ki kendini Türk görmeyenlerin insiyatifinde gerçekleşmeli bu olaylar.


Demokrasi Bize Neden En İyi Gösterildi ?

   Demokrasi dedik mi aklımızda beliren ilk cümle "halkın kendi kendini yönetme biçimidir". Doğrudur demokrasi ilk bulunduğu, kullanıldığı zaman maksimum 1000 kişilik  ülkeciklerde  ya da ne derseniz topluluklarda  uygulanırdı. Doğrudan katılım sağlanırdı yönetime ama temsili demokrasi tamamen planlanmış hazırlanmış bir yönetme yönettirme biçimidir. Öyle çok masum diye öğrendiğimiz demokrasi oyuncaktır, hakim olanlar oynar devamlı.
   Temsili demokrasi ülkemize 1923'te kurulan 17.devletimizle adım attı.(meşrutiyetleri saymıyorum ki zaten meşrutiyeti isteyen ve uygulattıranlardır bu ulkeyi kuranlarda.) Temsili demokrasi uygulunan çoğu ülkede (neredeyse hepsinde) devletin baş kademe koltukları ve direk en başları bir kurum, kuruluş, loca tarafından seçilir. Oy kullandığımız o seçimler düşündüğümüz kadar da adil değildir, he dersiniz ki oy çalmak çok mu kolay hayır tabi ki değil ama seçim öncesi öyle bir ortam öyle bir yarış sahnesi hazırlanır ki mecbur kalır eliniz o partiye oy vermeye. Günümüzde olduğu gibi iktidarın ciddi olarak hiç bir rakibi yoktur. Atatürk'e saygısızlık yapmam asla yapamam. Gelmiş geçmiş en zeki insanlardan en dahi askerlerden biridir. Kendisi çok iyi yetiştirilmiş(kim tarafından ?) bir insandır.
   Osmanlı Devleti'nin yıkılmasından sonra demokrasinin kurulma arzusu isteği tüm Avrupa daha doğrusu tüm Yahudi localarının isteğidir. Osmanlı Devleti mutlak monarşi ile o zamanın en mükemmel yönetilen devletidir ama değişen çağ ve hareketler mutlak monarşiyi bozmuştur. Bunun en büyük sebebi Masonluktur. Tabi kitaplarda okutulan ve insanlara gizemli güçlü bir yahudi gücü olarak anlatılan gibi değildir Masonluk. Masonluğun geleneğinden çıktığı ortada öyle bir hal aldığı söyleniyor ki içinde bir çok hristiyan ve ateist bulunuyor. Türkler'de yönetim ciddi olarak ilk AbdulHamid Han döneminde ele geçirilmek istendi hatta 5. Murat'ın mason olduğu ve bunu sağlamaya çalıştığı söylendi ki AbdulHamid Han'ın 33 yıl boyu diplomasi alanında verdiği savaş masonlukla olduğu söylenir.(Meşrutiyet bunların Masonik meyveleri)
   Anlayacağınız,(bu benim fikrim) demokrasi o bize öğretilmek istenen kadar iyi ve masum bir şey değildir Bence Türkiye'de yapılan hiç bir seçimde adalet ve kurala uygunluk olmadı. İktidar olması istenen oldu ve ülke o çizgiye yaklaştırıldı saptırıldı. Bu sadece Türkiye'de değil ABD'de böyledir, Obama'nın başkan olmasının bence tüm sebebi BOP(Büyük OrtaDoğu Projesi)'un uygulanması içindir Bu konular daha çok derindir, bilemedeğimiz inedemediğimiz kadar derin hemde...
  • Not: Bunlar hayalperest bir manyağın uydurmalarıdır.