Sene 2014 Aralık ayındayız hava çok soğuk hazırlık ve teyakkuz içindeyim; yapacaklarımı tekrarlamaktan bıkmış haldeyim, ama hala ya o an yapamazsam diyorum. Her ihtimale karşı silahlarımız yanımızda olacak. Son kontrollerimi yapıyorum evden çıkmak için hazırım gideceğimiz yol 200 km civarinda beni almaya gelen oyun arkadaşlarım tam ters istikametten yine yaklaşık 200km 'den yoldan geliyorlar. Oyun arkadaşları bizim dilimizde yapılacak işin arkadaşları olarak kabul edilir.
Sabah saatleri daha güneş namına hiç bir şey yok yerlerde çok az kar var, dikkat çekmemek için 1.5km yakın bir yol yürümem lazım. Sırtımda çantam, elimde bilgisayar çantam, diğer elimde kriptolu telefon ile Kapkır'dan haber bekliyorum. Kapkır bu oyunu yönetecek kişi idi. Kapkır'ın yanında Ayımça ile Songar var. Songar iyi şöfordur arabayı o kullanıyor diye tahmin ediyor iken telefon çalıyor. Kapkır soğuk sesi ile "Mergen biz geldik seni bekliyoruz" diyor. Adımlarımı hızlandırıyorum. Buluşma yerinde görüşüyoruz yanlarına termos ile çay almışlar Ayımça bizlere çay ikram ediyor. Yapacaklarımızı 3 aydır defalarca tatbik etmiş iken tekrar gözden geçiriyoruz. Kapkır dikkat eder, net çalışır, sıkıntı sevmez. Ayımça; gördüğüm en zeki bayanlardan biri. Songar ise aklını aldığı komutlar ile birleşitirip şahane çalışan biri. Ekip olarak iyiyiz. Oyunun beyni Kapkır, onun yardımcısı Ayımça, Songar ise tamamen güvenlik amaçlı yanımızda. Ben ise teknolojik kısmı kontrol eden birey olarak oradayım. Bize temin ettikleri araç büyük kaliteli ve biraz da havalı bir arazi aracı. Kapkır gerçek bir iş adamı ve Ayımça'da gerçek bir iş kadını gibi giyinmiş. Ben sportif bir haldeyim.
Gideceğimiz görev çok büyük çaplı bir görev. Faktoring işi yapan, aynı zamanda sigorta,kasko v.b işleri yapan büyük bir şirket. İçeride 2 adamımız var. Biri üst kademede bizi bilgiler ile donattı fakat şüphe çekmemek adına oyuna 2 ay kala üst kademe adamımızı işten çektirdik. Diğer adamımız hiç dikkat çekmeyen bir kademede bize geri kalan ufak espiyonaj faaliyetleri yapıyordu. Bu büyük şirket Türkiye'ye bir çok büyük Avrupa ülkesinden para aklama işlerini güdüyordu. Aldığımız istihbarata göre çok büyük aşırı büyük bir para aklama operasyonu bilgisini aylar önceden aldık ve hemen hazırlanmaya başladık. Bu paralar tahmin edeceğiniz gibi kağıt şeklinde değil de. Hesaplara transfer şeklinde oluyordu. Bizim yapmamız gerek o saatte orada olmak, Kapkır ve Ayımça şirket üst kademelerini toplantılarınla oyalar iken ben ise belirlediğimiz şirketin kuytu köşesinde koblo arasına parazit olarak aktarımı farklı bir yöne kaydırıp kaybedeceğim. Oyunumuzun ismi "Kar'da Kır At"
200 km yol boyunca hiç göz kırpmadan görevimi tekrarlıyordum, hafif heyecanlıydım ilk görevim değildi ama en zor görevimdi. Derviş Baba'da tahmin ediyordur hallerimi ki gideceğimiz yere yarım saat kala beni aradı. Özgüvenimi yerine getirdi, beni nasıl eğittiğini tekrar tekrar anlattı. Artık aklımdaki parazitler gitmişti ve kendimi çok iyi hissediyordum. Derviş Baba bu oyunun en üst kademelerinde planlayanlarındandı.
Oyuna başlamadan yaklaşık 1 saat önce bir otele yerleştik son kez bir tatbikat yaptık ve yola çıktık. Bu aklama faaliyetinde 1-1.5 milyar dolar gibi çok uçuk bir para dönüyor. Arabaya binmeden silahlarımızı dolu fakat emniyeti kurulu şekilde bagaja bıraktık ve yola çıktık. Kapkır ve Ayımça bu şirkete defalarca gelmişlerdi ki bu tarz faaliyetlerde çok tecrübeliler. Şirkete geldik içeri rahatça girdik ve toplantı başladı. Ben krokilerde defalarca okuduğum yeri bulmaya çalışıyordum ki çok heyecan yaptım yanımda biri 10 inçlik biri 17 inçlik 2 bilgisayar vardı. 17 inçlik iş makyajlı olandı 10 inçlik ise oyunu alt edecek canavardı. Neyse ki krokide ki yeri buldum, hemen elimdeki ufak kuvvetli şarjlı delici ile yeri deldim kabloları kapaktan çıkardım. O kadar çok düşündük ki o kablolarda bile vakit kaybetmemek için Çin'den çok farklı bir konnektör yanı bağlayıcı getirtmiştik. İzole üzerinden bile bağlantı yapabiliyorduk. Bağlantıları yaptım ve bilgisayarı açtım her sey hazır bir kaç MAC adresi ayarlayıp işlemi başlattım 40 dk'ya yakın devam etmesi lazımdı. Orada bir sekreter buldum saçma sapan roller ile farklı hareketler yaptım. İçeride toplantı sürüyor, zamanı kontrol ediyordum. Şirketin yemekhanesine yemeğe çıktım zaman hızlıca geçiyordu ve bir sıkıntı yoktu. Bu oyun bittiğinde şirketin bunun farkına varması en az 15-16 saati bulabilirdi. Paraya temas etmeyi onlarda doğru bulmuyordu dikkat çekmemek adına. Son 2 dk kala tuvalete gitmek adına sekreterin yanından ayrıldım işlem tamamlanmıştı, hemen bilgisayarı topladım ve kriptodan mesajı önce Songar'a attım ardından Ayımça'ya. Biz şirketten çıktıktan sonra deldiğim oyunu yaptığım yeri içerideki adamımız kamufle edecekti. Songar onunla bağlantıya geçti.
Toplantıdan çıkıp anlaşmış şekilde 1-2 milyon doları kaptırmıştık bu şirkete ama olanların kimse farkında değildi. Bu parayı güvene almak için son bir işlem yapılması lazımdı. Hemen çıktık şirketten otele gittik Ayımça ve ben iş bölümü yaparak bilgisayardan işi hallediyorduk. Son virajıda sağlam adımlarla dönerek işi alnımızın akıyla bitirmiş ve Avrupa'da bize bir çok öfke ve kan ile yaklaşanlara büyük bir zarar vermiştik. Kar'da Kır At oyunu tamamen kusursuz bir şekilde başarıyla sonuçlanmıştı. Bu oyunumuz çok üst düzey kişilere, neredeyse Türkiye'nin 2., 3. veya 4. kişilerine ulaştımıştı. Çok gururluydum. Ardından ben ekibi kontrollü şekilde dağıttık. Gittiğimiz şehirde arkadaşlarım vardı onlara gitmiştim, yolda Derviş Baba ile konuştum cidden sesi çok naifdi ağlıyor gibiydi benimle gurur duyuyordu. "Kılıcın keskin olsun oğul" diyordu, kıvanıyordum. Bir sonraki oyun için büyük bir süre klik olarak uykuya geçiyorduk. Ve şimdiden bir sonraki oyuna hazırlanıyordum. . .
Not: Burada anlatılan her şey size göre hayal ürünüdür.
Sabah saatleri daha güneş namına hiç bir şey yok yerlerde çok az kar var, dikkat çekmemek için 1.5km yakın bir yol yürümem lazım. Sırtımda çantam, elimde bilgisayar çantam, diğer elimde kriptolu telefon ile Kapkır'dan haber bekliyorum. Kapkır bu oyunu yönetecek kişi idi. Kapkır'ın yanında Ayımça ile Songar var. Songar iyi şöfordur arabayı o kullanıyor diye tahmin ediyor iken telefon çalıyor. Kapkır soğuk sesi ile "Mergen biz geldik seni bekliyoruz" diyor. Adımlarımı hızlandırıyorum. Buluşma yerinde görüşüyoruz yanlarına termos ile çay almışlar Ayımça bizlere çay ikram ediyor. Yapacaklarımızı 3 aydır defalarca tatbik etmiş iken tekrar gözden geçiriyoruz. Kapkır dikkat eder, net çalışır, sıkıntı sevmez. Ayımça; gördüğüm en zeki bayanlardan biri. Songar ise aklını aldığı komutlar ile birleşitirip şahane çalışan biri. Ekip olarak iyiyiz. Oyunun beyni Kapkır, onun yardımcısı Ayımça, Songar ise tamamen güvenlik amaçlı yanımızda. Ben ise teknolojik kısmı kontrol eden birey olarak oradayım. Bize temin ettikleri araç büyük kaliteli ve biraz da havalı bir arazi aracı. Kapkır gerçek bir iş adamı ve Ayımça'da gerçek bir iş kadını gibi giyinmiş. Ben sportif bir haldeyim.
Gideceğimiz görev çok büyük çaplı bir görev. Faktoring işi yapan, aynı zamanda sigorta,kasko v.b işleri yapan büyük bir şirket. İçeride 2 adamımız var. Biri üst kademede bizi bilgiler ile donattı fakat şüphe çekmemek adına oyuna 2 ay kala üst kademe adamımızı işten çektirdik. Diğer adamımız hiç dikkat çekmeyen bir kademede bize geri kalan ufak espiyonaj faaliyetleri yapıyordu. Bu büyük şirket Türkiye'ye bir çok büyük Avrupa ülkesinden para aklama işlerini güdüyordu. Aldığımız istihbarata göre çok büyük aşırı büyük bir para aklama operasyonu bilgisini aylar önceden aldık ve hemen hazırlanmaya başladık. Bu paralar tahmin edeceğiniz gibi kağıt şeklinde değil de. Hesaplara transfer şeklinde oluyordu. Bizim yapmamız gerek o saatte orada olmak, Kapkır ve Ayımça şirket üst kademelerini toplantılarınla oyalar iken ben ise belirlediğimiz şirketin kuytu köşesinde koblo arasına parazit olarak aktarımı farklı bir yöne kaydırıp kaybedeceğim. Oyunumuzun ismi "Kar'da Kır At"
200 km yol boyunca hiç göz kırpmadan görevimi tekrarlıyordum, hafif heyecanlıydım ilk görevim değildi ama en zor görevimdi. Derviş Baba'da tahmin ediyordur hallerimi ki gideceğimiz yere yarım saat kala beni aradı. Özgüvenimi yerine getirdi, beni nasıl eğittiğini tekrar tekrar anlattı. Artık aklımdaki parazitler gitmişti ve kendimi çok iyi hissediyordum. Derviş Baba bu oyunun en üst kademelerinde planlayanlarındandı.
Oyuna başlamadan yaklaşık 1 saat önce bir otele yerleştik son kez bir tatbikat yaptık ve yola çıktık. Bu aklama faaliyetinde 1-1.5 milyar dolar gibi çok uçuk bir para dönüyor. Arabaya binmeden silahlarımızı dolu fakat emniyeti kurulu şekilde bagaja bıraktık ve yola çıktık. Kapkır ve Ayımça bu şirkete defalarca gelmişlerdi ki bu tarz faaliyetlerde çok tecrübeliler. Şirkete geldik içeri rahatça girdik ve toplantı başladı. Ben krokilerde defalarca okuduğum yeri bulmaya çalışıyordum ki çok heyecan yaptım yanımda biri 10 inçlik biri 17 inçlik 2 bilgisayar vardı. 17 inçlik iş makyajlı olandı 10 inçlik ise oyunu alt edecek canavardı. Neyse ki krokide ki yeri buldum, hemen elimdeki ufak kuvvetli şarjlı delici ile yeri deldim kabloları kapaktan çıkardım. O kadar çok düşündük ki o kablolarda bile vakit kaybetmemek için Çin'den çok farklı bir konnektör yanı bağlayıcı getirtmiştik. İzole üzerinden bile bağlantı yapabiliyorduk. Bağlantıları yaptım ve bilgisayarı açtım her sey hazır bir kaç MAC adresi ayarlayıp işlemi başlattım 40 dk'ya yakın devam etmesi lazımdı. Orada bir sekreter buldum saçma sapan roller ile farklı hareketler yaptım. İçeride toplantı sürüyor, zamanı kontrol ediyordum. Şirketin yemekhanesine yemeğe çıktım zaman hızlıca geçiyordu ve bir sıkıntı yoktu. Bu oyun bittiğinde şirketin bunun farkına varması en az 15-16 saati bulabilirdi. Paraya temas etmeyi onlarda doğru bulmuyordu dikkat çekmemek adına. Son 2 dk kala tuvalete gitmek adına sekreterin yanından ayrıldım işlem tamamlanmıştı, hemen bilgisayarı topladım ve kriptodan mesajı önce Songar'a attım ardından Ayımça'ya. Biz şirketten çıktıktan sonra deldiğim oyunu yaptığım yeri içerideki adamımız kamufle edecekti. Songar onunla bağlantıya geçti.
Toplantıdan çıkıp anlaşmış şekilde 1-2 milyon doları kaptırmıştık bu şirkete ama olanların kimse farkında değildi. Bu parayı güvene almak için son bir işlem yapılması lazımdı. Hemen çıktık şirketten otele gittik Ayımça ve ben iş bölümü yaparak bilgisayardan işi hallediyorduk. Son virajıda sağlam adımlarla dönerek işi alnımızın akıyla bitirmiş ve Avrupa'da bize bir çok öfke ve kan ile yaklaşanlara büyük bir zarar vermiştik. Kar'da Kır At oyunu tamamen kusursuz bir şekilde başarıyla sonuçlanmıştı. Bu oyunumuz çok üst düzey kişilere, neredeyse Türkiye'nin 2., 3. veya 4. kişilerine ulaştımıştı. Çok gururluydum. Ardından ben ekibi kontrollü şekilde dağıttık. Gittiğimiz şehirde arkadaşlarım vardı onlara gitmiştim, yolda Derviş Baba ile konuştum cidden sesi çok naifdi ağlıyor gibiydi benimle gurur duyuyordu. "Kılıcın keskin olsun oğul" diyordu, kıvanıyordum. Bir sonraki oyun için büyük bir süre klik olarak uykuya geçiyorduk. Ve şimdiden bir sonraki oyuna hazırlanıyordum. . .
Not: Burada anlatılan her şey size göre hayal ürünüdür.




